Geçtiğimiz ay yapılan duyuruda, Hynes’ın 2026 sezonu öncesinde Hamilton ile dostane şekilde yollarını ayırmasının ardından Cadillac’a katılacağı bildirilmişti.
Kısaca Hynes’in geçmişine bakarsak, 2015-2021 yılları arasında Hamilton’ın menajerlik şirketi Project 44’ün CEO’su olarak görev yapmıştı. Daha sonra 2025’te Hamilton’ın Ferrari’ye geçiş sürecinde yeniden yakın ekibinde yer almıştı.
Hynes’ın Cadillac ile bağlantısı da çok yeni bir olay değil. Takımın yedek pilotu Zhou Guanyu ile Lowdon, onun temsil ettiği isimler arasında yer alıyor.
Lowdon, Hynes’ın göreve getirilmesinin takımın yapılanma sürecinde önemli bir adım olduğunu belirtti. Ona göre Hynes, yarış tarafı ile teknik departman arasında sürücü perspektifini sağlayacak kilit bir rol üstlenecek ve yönetim yapısındaki son eksik parçalardan birini tamamlayacak. Cadillac’ın yönetim kadrosunda ayrıca CEO Dan Towriss ve elçi Mario Andretti de yer alıyor.
Graeme Lowdon ve Marc Hynes, Cadillac F1
Fotoğraf: Cadillac Communications
Lowdon, takımın en kritik ihtiyaçlarından birinin teknik departman ile pist operasyonları arasındaki geri bildirim mekanizmasının eksiksiz işlemesi olduğunu vurguladı.
“Bu grubun en üst seviyede performans göstermesi gerekiyor. Ancak yarış tarafındaki geri bildirim süreci tam anlamıyla çalışmalı. Bu sağlanmadıkça mühendisliğin pist ortamına katkı sağlayacak çözümler üretmesi mümkün değil. Deneyimli sürücülerimiz var fakat bu sürecin tamamı onların sorumluluğunda olamaz.”
Aracın piste çıkmasından bu yana en büyük gelişim alanlarından birinin departmanlar arası uyum olduğunu da ekledi:
“Araç çalışmaya başladığından beri en önemli ilerleme alanlarımızdan biri; rüzgâr tüneli, sürücü-döngü simülatörü, CFD çalışmaları ve garaj süreçleri arasındaki bağlantıyı güçlendirmek oldu. Teknik ve mühendislik ekiplerinin baş yarış sorumlusuyla kapalı bir sistem içinde çalışması şart. Bu ilişki bir bakıma müşteri-tedarikçi modeli gibi görülebilir.”
“Aksi takdirde kendi çalışmasını kendi değerlendiren bir yapı ortaya çıkar ve bu, gelişimin önünü tıkar.”
Takım kültürüne de değinen Lowdon, sözlerini şöyle tamamladı:
“En başından beri herkesin katılmak isteyeceği, içinde olmaktan gurur duyacağı bir takım kurmak istediğimizi söyledik. Bunun temelinde mutlak şeffaflık ve dürüstlük var. Aksi halde ilerleme sağlamak mümkün değil ve oyalanacak zamanımız yok ve rakiplerimizin gücüne yetişmemiz gerekiyor. Marc’ın katılımı, inşa ettiğimiz yapının son önemli parçalarından biri.”
Ekleyen: Neşe Akkoyun
f1tahmin.com'da ne görmek istersiniz?
-